Age Of Conan: Hyborian Adventures

Age Of Conan: Hyborian Adventures

Conan… Pek çoğumuzun çocukluğuna; bazılarımızın da gençliğine damgasını vurmuş bir karakter. Fantastik kurgu ve fantastik edebiyatın mihenk taşı, çizgi roman koleksiyonlarının baş tacı, sinema tarihinin en unutulmaz anlarının şampiyonu…

1930’lu yıllarda Robert E. Howard’ın Cengiz Han’ın haşmetinden yarattığı Barbar Conan karakteri fethetmediği tek yer olan monitörlerimizin peşinde ve bu sefer hiç şakası yok.

Şüphesiz Age of Conan, elektronik eğlence anlamındaki ilk yapım değil. Gerek eski gerek yeni oyun konsolları olsun, gerekse kişisel bilgisayarlarımız olsun bir çok Conan oyunu sunuldu önümüze. Bunların içinde iyi olanlar kadar kötü olanlar da vardı pek tabi. Ancak bizi bugüne kadar yaratılmış en farklı fantastik dünyalardan biri olan Conan evreninde savaşın acımasızlığının yanında dünyanın bir parçası olduğumuzu da hissettirecek bir oyun gelmedi. Age of Conan: Hyborian Adventures, bizi Kimmeryalı Conan’ın Hyboria’ya hükmettiği; yani Kral Conan’ın dönemine taşıyor. Conan ismi hak ettiği bir oyun tarzına bürünüyor: MMORPG (Devasa çevrimiçi rol yapma oyunu)

Yapımcı: Funcom

Dağıtımcı: Eidos Interactive

Türkiye Dağıtımcısı: Aral İthalat

Yazıya ilişkin TGForumz tartışmamıza katılın…

3 Yorum

  1. Bergsveinn

    Her ne kadar sınıflandırmaları aynı olsa da,WOW,çoğu açıdan hala AoC’nın rakibi olamayacak bir oyundur. Zira,hikayesini Warcraft serilerinden alan ve aslında Warcraft mirasını yiyen,grafik ve oynanış fakiri bir oyunun,buglarla dolu olsa da gelişme süreci olumlu giden,grafik ve oynanış zengini bir oyuna  rakip gösterilmesi üzücüdür.

    İşin çok daha ilginç bir yanı var ki,WOW ve AoC oyuncuları bir kutup halini almış durumda. WoW oyuncuları AOC’yi daha oynamadan kötüleyebiliyor. Tam tersini yapan AoC oyuncularını da çok gördüm.

    Gerçi hangi oyunun “iyi” olduğu sorusu,bana kalırsa,objektif bakıldığında;

    Grafik – AoC

    Hikaye – WoW

    Oynanış – AoC

    gibi sıralanabilir. Ancak Funcom,üyelerinin canını sıkmaya devam etmiyor da değil. Oyunun gelişme süreci olumlu gitse de dediğim üzere,yeterli olduğu tartışılmalı bence. Imba karakterlerin dengelenmesi işlemi,yeni Imba karakterler çıkartıyor ortaya. Artık tüm gelişim süreci sanki Imba karakterlerin düzenlenmesine kaymış gibi,bunu gelen patchlerden de görebiliyoruz zaten.

    Guild savaşlarının çok da zevkli olduğu söylenemez aslında. Devasa bir PVP şöleni olduğu kuşku götürmez ve tek zevk veren kısmı da budur. Ancak geçilmemesi gereken bir ayrıntı var ki,savaşlardaki “Conqueror” etkinliğinin sınırlanması,mantıklı da olsa çok kötü oldu. Zira,oyun daha yeni çıktığında gösterilen ekran görüntülerinde bir Conqueror’un yanlış hatırlamıyorsam 12 kişiyi kontrolüne aldığını görüyorduk. Bu bir zevk katabilirdi ama daha test edemeden kaldırıldı.

    Sonuç olarak The Rise of The Godslayer’ı merakla bekliyorum. Eğer oyun,WoW’u geçecekse,bu expansion ile geçmeli.

  2. Ziyaretçi

Bir cevap yazın