Açık Kaynak Kodu Donanım Dünyasının Kurtarıcısı mı?

Eğer bugünlerde PC oyunlarının Xbox’a karşı cephe kaybetmeye başladığını, Microsoft’un Xbox oyun konsolu atağı ile oyun PC’lerinin cazibesini azalttığını, dolayısıyla daha büyük, daha iyi, daha hızlı olana hiç bitmeyen gereksinimi azalttığını savunmaya kalksam, büyük ihtimalle PC oyun meraklıları bana “PC’ler hala en iyi oyun oynama deneyimi sunan platformdur” diyerek karşı çıkacaklardı. Veya belki de en iyi sadece PC’de oynanabilecek olan Doom III ve Half-Life 2 örneklerini vereceklerdir.

Ancak PC oyun meraklılarının hissettiği bu tür şeyler, münferit duygusallıklar olmaya başladı artık. Bu tür oyun meraklılarını, yeni ürünleri ilk kullanarak diğerlerine yol gösteren öncüler ve teknoloji liderleri olarak düşünmek istemişimdir hep; ancak – kendi hataları olmasa da – artık giderek marjinal kalmaya başlıyorlar. Nedenleri de şöyle:

  • Xbox II ve PS3 muhtemelen ortalama bir evin ihtiyaç duyduğu bilgi işlem gücünü ve uygulamaları sunacaklar. Bu yüzden, Microsoft veya Sony’nin sunduğu konsol ana akım haline gelirken, PC dünyasındaki öncü alıcıların aldığı hiçbir şey artık ana akıma dönüşemeyecek.
  • Oyun dünyasına olan ilgi her zamankinden daha fazla. Bu yüzden artık tek bir oyunun veya oyun teknolojisinin etkisini seyreltiyor. Dijital dünyanın meraklıları için bugünlerde artık çok fazla rekabet var. Bu yüzden eğer belli bir oyun veya oyun türünün hayranı iseniz, dünya oyun evreninin çok küçük bir parçası olarak kalmaya mahkumsunuz.
  • En önemlisi, artık oyun üreticisi firmalar ürünlerini farklı platformlara sunarken çok tak davranmaya başladılar. Eskiden PC oyun deneyimini – burada teknolojiden çok deneyimi vurguluyorum – diğer konsollarda görebilmek için birkaç yıl gerekirdi. Belki en son teknoloji teknik açıdan hala ilk PC’de çıkıyor ancak bu deneyim anında tüm konsollara yayılıyor. Diğer bir deyişle, oyunlar PC’den konsollara, veya tam tersi yönde çok daha kolay ve çok az gecikmeyle aktarılabiliyor. İlk önce birisinde çıkmasının o platforma sağladığı avantaj artık kalmadı.

Meraklı kullanıcıların dünyasındaki bazı fanatiklerin tüylerini diken diken etmekten hoşlandığımı ve bir insansevmez olduğumu bir kenara bırakırsanız, aslında meraklı kullanıcılarla bir alıp veremediğim yok. Benim derdim daha çok durumun kişiselleştirilmesiyle. Çok geç olmadan, oyun meraklılarının düşünce tarzında bir devrim olasılığı üzerine odaklanmayı yeğlerim. Ancak bunun için oyun meraklılarının bir “itici güce” ihtiyacı var ve ironik de olsa bu itici gücü yazılım üreticileri sağlayacak.

Bir cevap yazın