PES 2012 İnceleme
Futbol Yaşamdır!
Konami, Master Lig ve Efsane Olun modları için de köklü olmasa da dikkat çekici yenilikler yapmayı ihmal etmemiş. Mesela artık Master Lig menüsünde kendimizi idman sahasında çalışan futbolcuların arasında gezinirken görebiliyor, maç öncesinde yardımcımızdan detaylı bir brifing alabiliyor ve futbolcularla özel olarak ilgilenip dertlerini dinleyebiliyoruz (Football Manager kadar derin bir şey beklemeyin tabii). Aynı şekilde Efsane Olun modunda menajerimizle konuşarak bizim için pazar araştırması yapmasını ve bizimle ilgilenebilecek takımlarla temas kurmasını istememiz de mümkün. Üstelik bütün yenilikler sessiz de olsa altyazılar sayesinde hayat bulan, basit ama etkili ara sahnelerle süslenmiş. Anlayacağınız Seabass ve ekibi, geçen yıl Efsane Olun modunda maç öncesi ve devre arası teknik direktörden taktik aldığımız basit ara sahneleri bir adım daha ileri taşıyıp oyunun geneline yaymış.
Hem Master Lig’in hem de Efsane Olun modunun çehresini değiştiren bu yeni makyaj oldukça hoşuma gitmiş olsa da, suyu tam olarak sıkılamamış her zamanki gibi. Zira ara sahneler bir süre sonra kendini tekrar etmeye başlıyor ve seslendirme yerine yalnızca altyazı kullanıldığı için daha ilk sezonun ortasına gelmeden bütün ara sahneler gittkçe daha donuk ve duygusuz gelmeye başlıyor. Bu sahnelere biraz etkileşim katılabilseymiş daha ilgi çekici olabilirmiş kesinlikle. Konami’nin “PES 2013 için yapılacaklar” listesini şimdiden görür gibiyim…
Bu yeni görünüm ve personelle olan etkileşim seçeneklerinin dışında büyük bir değişiklik göze çarpmıyor. Master Lig’de yine her zaman olduğu gibi oyuncu antrenmanları, yetenek çalışmaları, genç takım ve transfer görüşmeleri konusunda tam kontrole sahibiz. Efsane Olun modunda da aynı şekilde oynamak istediğimiz mevkiyi ve odaklanacağımız yetenekleri seçip bir dünya yıldızı olmaya çalışıyoruz. Her zamanki gibi ilk iki sezon biraz sıkıcı geçse de sonrasında oyun çok eğlenceli bir hal almaya başlıyor. Geçen senelerde olduğu gibi karakterimizi çevrimiçi Efsaneler moduna taşımamız ve bu deneyimi dünyanın dört bir yanından oyuncularla birlikte yaşamamız da mümkün.
Seriye geçen sene dahil olan çevrimiçi Master Lig modu ise diğer oyun modlarına göre çok daha köklü yenilikler içeriyor. Yine istediğimiz takımı seçme veya kendi takımımızı yaratma hakkına sahibiz ve tercihimiz ne olursa olsun başlangıç bütçemiz ve kadromuz sabit. Kadro demişken klasik Master Lig kadrosundaki Ximelez, Minanda ve Castolo gibi isimlerin emekliye ayrılmış olduğunu ve yerlerine yeni isimler geldiğini belirteyim. Ancak merak etmeyin, yeni isimler de eskilerini aratmıyor. Sonuç olarak hepsi kötü ve bir an önce para kazanıp takımımıza takviyeler yapmaya başlamalıyız. İşte bu seneki köklü değişiklikler de tam bu noktada karşımıza çıkmaya başlıyor.
En önemlisi artık hızlı maç (quick match) veya günün belli saatlerinde düzenlenen turnuvalara katılmak için para ödemiyoruz. Bu etkinlikler tamamen beleş. Ayrıca yenilgi, beraberlik ve galibiyet durumlarında kazandığımız para geçen seneden kat kat daha fazla. Bu, ilk bakışta dudak uçuklatan yıldızlara daha çabuk kavuşacağız anlamına geliyor gibi görünebilir. Lakin pek de öyle değil. Zira artık transfer için bonservis bedelleri dışında 10, 20 veya 50 maçlık kontrat ücretleri ödememiz gerekiyor. Kontratı biten oyuncuyu ise yeni kontrat yapana kadar oynatamıyoruz (neyse ki tamamen serbest kalmıyorlar). Anlayacağınız artık düzenli bir gider kalemine sahibiz ve gelir-gider dengesini kurmak geçtiğimiz yıldan çok daha zor. Yeni futbolcu transfer ederken sürekli olarak ilerleyen süreçteki kontrat ödemelerini düşünerek stratejik davranmamız gerekiyor. Açıkçası bu yeni sistem oyuna tatlı bir gerilim hissi katmış. Çok beğendim. Kesinlikle çok daha eğlenceli.
Transfer sistemiyse, geçen sene olduğu gibi yine oldukça dengeli işliyor. Normal Master Lig modundaki uzun görüşme süreçleri veya futbolcunun takımımızı beğenmemesi gibi “gerçekçi” detaylara sahip değil doğal olarak (sonuçta herkesin eşit olması gerekiyor). Parayı bastırdığımız sürece her futbolcuyu kadromuza katabiliyoruz. Tam bu noktadaysa, futbolculara olan talebin pazar değerlerine olan etkisine şahit oluyoruz bir kez daha. Kısacası bir futbolcuya aynı anda ne kadar çok takım sahip olursa, o futbolcunun fiyatı yükselmeye başlıyor. Bununla birlikte PES 2012’de bu pazar hareketleri oyuncunun form durumunu da etkiliyor. Yani futbolcuların form durumu, geçen sene olduğu gibi rastgele belirlenmiyor. Oyuna çok güçlü bir dinamizm katan ve insanları alternatif futbolcular aramaya iten, kesinlikle çok güzel düşünülmüş bir sistem bu.
Ayrıca artık online Master lig takımımızı belirlediğimiz stratejiler ve taktikler dışında hıza, tekniğe, fizik gücüne, takım oyununa veya dengeli oyuna odaklı oynatabiliyoruz. Bu da oynanışı bir hayli etkiliyor açıkçası.
Bu arada geçen seneki puanlama ve klasman sisteminin de değişmediğini belirteyim. Yine aldığımız sonuçlara ve yeteneğimize göre girebileceğimiz 5 klasman bulunuyor. Yalnız ben bu satırları yazarken klasmanlar henüz oluşturulmamıştı.








Bu güzel inceleme için çok teşekkürler, 15 dakikada oynamış/gözlemlemiş kadar oldum. ÖSS çalışmaları olduğundan PES12 hayal ehehe..
şu dandik oyuna 87 puan nasıl verdiniz anlamıyorum bu 87 ise fifa 100 olmalı..
çok güzel inceleme ; sizin de belirttiğiniz gibi defans yapmak aşırı zorlaştırılmış. Buna bir denge getirmeleri lazım. Ayrıca benim gözüme çarpan başka bir problem daha var.
Otomatik pas veya pas asistanı seviyesi gibi bir fonksiyon eklemişler. Bunu 1′den 4′e kadar ayarlayabiliyorsunuz ancak bir çok insan bunu 4′e getirip rastgele bir yere pas atsada topu kendi adamının ayağında buluyor. Bu şekilde oyunun simülatör yanı ortadan kaldırılmış.
Teşekkür ederim öncelikle.
Pas yardımı seviyeleri arasında ise çok ciddi farklar olduğu söylenemez aslında. Evet, yardımları tamamen açınca paslar çok daha isabetli oluyor; ancak bu genellikle ayağa oynama imkanı tanıyor bize. Derinlemesine paslarla sahayı hızlıca katetmek veya çok kısa paslarla kısa mesafede rakip defansı dağıtmak bu şekilde pek mümkün gelmedi bana (ya da çok sabırsız davrandım). Bütün seviyeleri denedikten sonra kendimi yardımları tamamen kapatıp oynamaya alıştırdım. Eğer d-pad yerine analog çubuk kullanıyorsanız kesinlikle yardımları kapatın derim. Bu şekilde oynamaya alıştığınız zaman yardımları açıp oynayanlar üzerinde göreceli bir avantaj elde edebilirsiniz. Zaten online oyunlarda pas sistemi biraz daha dengeli. Mesela geçen yıl da online modlarda paslar üzerinde birazcık yapay zeka yardımı söz konusuydu. Yine de simülasyon hissinin azaldığı fikrine katılıyorum, ama fena da olmamış. PES 4/5 zamanlarını hatırladım ben. :p
Herkesi memnun edecek inceleme birgün yazılacak
Şu futbol oyunlarından da hiç anlamam. Anlayanları da anlamıyorum
inceleme için teşekkürler.. benim sorum şu. Oyun Tümüyle Türkçe mi? spiker için Türkçe diye duymuştuk, ne kadar doğru?
Rica ederim. Oyunda yalnızca Türkçe yazı desteği var. Spiker ne yazık ki Türkçe değil hala. Biz de Ertem Şener’i bir an önce görmek istiyoruz.
Bir de İlker Yasin olursa? İşte o zaman efsane olur
Hem de nasıl! Ercan Taner, Murat Kosova falan da olabilir. Kulaklarımız açılır. :p Ben yine de Halit Kıvanç’ı tek geçerim… “düüüt maç başladı”.
inceleme süper olmuş teşekkürler. bu yıl pes fifa’dan iyi bence. ps3′te oynuyorum. ama sanki tekrarlarda fps düşüyor anlamadım neden.
Bence bu yıl PES daha iyi. Fifa’da çok hata var çok. Fifa’nın üstün olduğu yönler olsa da benim tercihim pes’ten yana.
grafik: pes
ses ve atmosfer: fifa
top ve oyuncu kontrolü: fifa
yapay zeka: pes
online: pes
ayrıca ikinci oyuncuyu kontrol etme özelliği de pes’te var.
Aslında ikisi birleşip bir oyun olsa kusursuz futbol oyununu oynamış olurduk. İncelemede yine çok güzel teşekkürler.
Pes oyununu 2008 den beri takip eden ve oynayan biriyim.Beğendiğim gibi eleştirdiğimde çok yönleri var maalesef.Bildimbileli lisansız takımların ve oyuncuların saçma sapan isimlendirmesi,özellikle süper liğ ve birçok liğlerin eksikliği,tanınmış birkaç futbolcu dışında sima olarak diğer futbolcuları es geçmeleri,oyun çıkışında transferlerin eksikliği………vs.Bu sene pes 2012 oynanış yönünden diğerlerinden daha farklı geldi bana ve ilk defa gol atmakta zorlanıyorum.
Oynadığım 10 maçta interle sadece 1 gol atabildim ve 1-0 kazandığım tek maç o oldu
rakip topu aldığı zaman heleki 5 dk lık oynuyorsanız ve yeniliyorsanız maçı kaybettiniz demektir top rakipteyken 30 dk geçiyor arapas ile gol atmak imkansız gibi karşı karşıya çok nadir kalıyorum rakip hep kafadan gol atıyor çalım atılmıyor arapas atılmıyor kafa ile gol atmak çok zor nası gol atıcaz bende bilmiyorum eski oyuna göre tek beğendim özellik şutlar bu senede fifa ya devam
@yusuf: Diğer oyuncuları es geçtiklerini düşünmüyorum Yusuf. Beşiktaş’ın kalecisi Cenk’i bile inanılmaz benzetmişler. Futbolcuların çok çok büyük bir çoğunluğunu başarılı bir şekilde modellemişler. Konu oyuncuların tiplerindeki benzerlikse PES, FIFA’dan çok çok önde. Lisans konusunda haklısın, ama EA’in tekelci yaklaşımı yüzünden Konami’nin de hareket alanı son derece kısıtlı.
@uğur+yusuf: Gol ve çalım atmak önceki oyunlara göre daha zor gelmedi bana. Defans yapmak biraz daha anlık refleksler gerektiriyor sadece. Özellike yapay zekaya karşı oynarken sabırlı olmak, biraz da top çevirmek gerekebiliyor. Ayrıca gol atamamanız tamamen dizilişle, taktikle ve hatta oyuncuların yardımlaşma ayarlarıyla da alakalı olabilir. Kafa topları da kusursuz bir zamanlama ve pozisyon istiyor her zamanki gibi. Biraz antrenmanla 2-3 defans oyuncusunun arasından bile kafa golü atılabilir. Gerçekten çok zor değil. Amaç topu kale çizgisinden geçirmek ise, PES’te çok daha inanılmaz yöntemler var açıkçası. Sadece biraz sabırlı olup keşfetmeye çalışmak lazım.
98 den beri ISS ve PES serisini oynamaktayım ama 2007 den sonra Pes inanılmaz bozdu gerçekçilik katacağız derlerken işin iyice suyunu çıkarttı bence. Eski dönem PES te yani PES 6 ya kadar olan seride inanılmaz bir arcade içerik vardı oyuncuların hareketleri sabitti depar atınca belki insan dışı bir hızlanma yapıyorlardı ama oynanış zevkli, akıcı ve bence daha gerçekçiydi özellikle 2012 de oynanış tamamen bitmiş ara pası denilen mantık sadece kanatlarda işlem kazanıyor ikli mücadeleler görüntü itibarı ile kabul edilebilir ama gram eğlenceli değil şu gerçekçilik sevdası Pes i bitiren bir olgudur bence sonuç olarak bir oyun üretiyorsunuz gerçek olmayan bir şey ve buna ne kadar gerçekmiş gibi bir hissiyat katabilirsiniz ki…ön palan çıkarılması gereken özellikler tamamen çöpe atılmış oynanabilirlik yok denecek kadar az dolayısı ile eğlenceli değil master lig de simüle ettiğim zamanlar daha fazla zevk aldım oyundan…
Bill Shankly helal
Daha bunların hiçbirini oynama fırsatım olmadı.
Uğur;şunu kabul ediyorum diğer oyuncuları es geçme konusunda bu sene iyileşme var,enazından uzun zamanda olsa baroşun saçlarını kısaltmayı başardılar. Pes görsel olarak elbette fifadan daha iyi ve bu yüzden tercihim.Fakat bu sene yapay zekayı yükseltmelerinden olsa gerek oynanış zorlaşmış.İkili oynayışta güzel ama bilgisayara karşı zor olmuş.Ben hep pesi en üst düzeyde ve +1 hızında oynadım.Fakat şuan seviyeyi ve hızı düşürüyorum yine oynayamıyorum.Oyun rakipler üzerine kurulu bir oynanış olmuş,gol atmak için bayağı bir uğraş verirken karşı rakip hangi takım olursa olsun rahat gol atıyorlar.20 maçta 1 galibiyet,2 beraberlik olurmu ya?.Top kapmak tam bir işkence,ayaklarına top geldimi kapmaya çalışınca faulden ötesi yok.Önceleri oynaadığımda ortalama 3-4 faul yapıyodum şimdi 10-15 faul yapıyom bari bide sonuca etki etse sorun olmayacak.Şutları beğendim gerçekçi olmuş.Mesela ben köşe vuruşunda gol atmada çok iyiyim bu oyunda daha köşeden golüm yok.Umarım tepki olurda belki güncellemelerle bi düzeltmeye giderler.Sevgiler.
Bide şunu ekleyeyim ben oyuna başlamadan önce oyuncu değişikliği ve bazen keyfime göre diziliş ayarları yapıyorum yani diğer detaylara pek girmem.Ne olursa olsun ayarlı- ayarsız oynanabilmeli diyorum.Hiçbir ayar yapmadan direk başlama tuşuna bastığımda bile rahat oynayabilmeliyimki önceki oyunlarda böyleydi zaten..
hayal kırıklığına uğratım. 2010 dan 2011e geçince iyi olmuş profesyonelleşmiş dedim ama 2012de hayal kırıklığına uğradım. kanattan gelen adama defans müdahale edemiyor 2010daki gibi, 2011de topla giden adama yetişiliyordu şimdi topla giden fark atıyor
orta kafa golleri rahat atılıyor, ortaları kesmek çok zor. ara paslar dediğiniz gibi 2011deki gibi değil. 2011de görüntü daha iyi 2012de saha görüntüsü bile kötü… oyunun tek artısı hızlı ve basit goller olmaması. Çok fazla faul oluyor, freekicklerden gol atmak 10 da 1. Kornerdende atmak zor.
2 gündür deli gibi oynuyorum ilk başta sevmedim ama oynadıkça hoşuma gitmeye başladı.. oyunun hızı bir defa on numara olmuş.. ama bence pes in asıl sorunu lisans kadrolar güncel değil. oynanabilirlik değilde ince detaylarda aksıyor bence pess.. ama genede pes mi pes pes…
pes iyi oyuh hoş oyunda oyunda her ne hikmetse messi ve ronaldoyu yakalamak ayağından topu almak gibi ihtimalimiz yok tamam bu iki oyuncunun takımları dünyanın en iyisi ama bu kadarda olmaz be kardeşim abartmışlar ve bişey daha iyi takımların forvet oyuncularını yetişebilen defans adamı varmı ? mesela ben chelsea ile barcanın herhangibir forvetini yetişemiyorum defansta başarabilen lütfen seslensin. kısacası hiç hoşuma gitmedi abartmışlar 2012 de iyice.
arkadaşlar ben iyi veya kötü oynuyorum bu oyunuda kafa touna nasıl çıkıcaz klavyeden oynuyorum hangi tuşla kafa topuna çıkıyoruz vuruyoruz beceremedim bir türlü ben pas ve şut tuşuna basarak kafa vurmayı deniyorum ama beceremiyorum bilen varsa söyleyebilirmi?
inceleme için teşekkürler pes herzaman 1 numara
Gerçekten bende 2006 yılına kadar pes hayranıydım. Fakat ondan sonraki yıllarda ne peste ne de fifa’da göremedim benim istediğim konsol oyununu. Lakin 2011 yılında fifa gerçekten tüm yılın acısını çıkarttı. Pes’in gerçekten 2011 ile 2012 arasında çok fark yok, bu yıl top biraz ağırlaşmış ve defans gerçekten geçilmez hale geldi diyebilirim. Ama alıştıktan sonra öyle bir şey kalmıyor. 2013 yılında pes yeni oyun motoruyla gelecekmiş. Bakalım bir sürpriz yapabilir mi diye düşünüyorum, son 3 yılım FİFA favorim.