Nintendo 3DS İnceleme
3DS Hakkındaki Genel Yorum ve Son Sözler
3DS’de Wii ile ortaya çıkan Mii Maker seçeneği de bulunuyor. Bu kısımda kendi Mii karakterinizi yaratabiliyor, ya da Wii’de yarattığınız Mii karakterini buraya transfer edebiliyorsunuz. Mii karakterleri için, kısaca oyuncu profili diyebiliriz. Cihazda hangi Mii karakterini aktif hale getirirseniz, o karakterin save dosyaları da aktif hale gelmiş oluyor. Mii karakterleriyle ilgili olan diğer bir uygulama ise Street Pass özelliği. Henüz aktif hale gelmeyen bu uygulamayı Nintendo’dan edindiğimiz bilgiler doğrultusunda sizlere aktaralım.
Street Pass ile, 3DS’inizi uyku modunda cebinize koyup dışarıya çıktığınızda bile, cihaz çevresindeki diğer 3DS’ler ile etkileşim halinde oluyor. Mesela daha önce Street Fighter oyununu oynadıysanız, çevrenizde o oyunu oynamış olan başka bir 3DS var ise, favori karakteriniz o 3DS’te ki favori karakter ile kapışmaya başlıyor. Sonrasında belli kriterler ile kazananın kim olduğuna karar veriliyor. Siz 3DS’inizi açtığınızda ise, cihazınızın başka bir 3DS ile kapıştığını, size puanlar kazandırdığını veya kaybettirdiğini görüyorsunuz. Aslında Street Pass özelliği bu kadar ile sınırlı değil. Bu özellik sayesinde, metroda otobüste giderken, sizin oynadığınız online desteği olan bir oyuna bir anda o çevrede bulunan başka bir 3DS sahibi de dahil olabiliyor. Ya da oyununu başka bir 3DS sahibine devredebiliyor. Tabi bu özellikler şu an için biraz mağlakta gözüküyor. Street Pass özelliği henüz aktif olmadığından bu konuda pek bir şey söylememiz doğru olmayacaktır.

Üzerinde soru işareti olan AR kartlar ile mini oyunlar oynayabiliyoruz
Gelelim az önce de bahsi geçen AR Games ( ya da AR Kart ) uygulamamıza. Yukarıda da belirttiğim gibi, cihazın içerisinden 6 ader AR kart çıkıyor. Peki bu kartlar ne işe yarıyor. AR kartların üzerinde soru işareti olanlarla çeşitli mini oyunlar oynayabiliyorken, üzerinde karakter resimleri bulunanlarla ise 3D fotoğraflar çekebiliyoruz. Bu kart uygulamalarını aktif hale getirmek için cihazımızın menüsünden AR Games uygulamasına girmeli, elimizde bulunan AR kartı düz bir zemine koymalı ve ardından 3DS’imiz ile bu karta 35 cm civarında bir mesafeden bakmalıyız. Doğru mesafe ve açıyı ayarladığımızda AR kartın parlayarak içerisinden birşeylerin çıktığını göreceksiniz. Bundan sonrası ise sizin hayal gücünüze kalıyor. AR kartlardan çıkan karakterlerle fotoğraf çekilmede bir sorun olmasa bile, oyun oynarken size zaman zaman sıkıntılı anlar yaşatabiliyor. Çünkü 3DS’in kamerasını kullanarak ateş etmeniz gerektiğinden, sağa ve sola doğru sallandığınızda, cihaz AR kart ile olan iletişimini kaybediyor. Sonra tekrardan açınızı ayarlamanız ve oyuna kaldığınız yerden devam etmeniz gerekiyor. O yüzden AR kartlar ile oyun oynama mekanizmasının pek sağlıklı olduğunu söyleyemeceğim.

Üzerinde karakter resimleri olan AR kartlar ile 3D resimler çekebiliyoruz
3DS’in menüsünde son değineceğimiz seçenekler ise Activity Log ve System Settings seçenekleri. Bu seçeneklerden System Settings ile, isminden de anlaşılacağı üzere cihazımızın ayarlarını yapabiliyor, format atıp fabrika ayarlarına döndürebiliyor ve Wi-Fi seçeneklerini düzenleyebiliyoruz. Activity Log seçeneği ise, bize hangi oyunu ne kadar süre oynadığımızı gösteriyor. Nintendo bu özelliği, cihazı çocukları için satın alan aileler için düşündüklerini açıklamıştı. Yani çocuğunuz sayaçları sıfırlamadığı sürece, hangi oyunu kaç saat oynadığını görebilecek, ona göre ‘bugünlük bu kadar yeter hadi bakalım dersinin başına’ diyebileceksiniz.
Şimdi, gelelim 3DS’in oyunlarda sergilediği performansa. Ben 3DS’de Super Street Fighter 4 3D Edition oyununu deneme fırsatı buldum. Oyun görsel açıdan neredeyse konsol kalitesinde diyebilirim. Yani görsellikte bir sorunumuz bulunmuyor. Fakat bizi görsellikten önce ilgilendiren şeyin oyunun 3D özelliği olduğunu düşündüğümüzde işin rengi biraz değişebilir. 3DS kullandığı 3D teknolojisi itibari ile, sinemalardan alışık olduğumuz sistemin dışında görsellikleri bize sunuyor. Bu ne demek peki? Bu şu demek arkadaşlar, mesela sinemada gözlükle bir 3D film izlediğimizde, karakterler perdeden bize geliyormuş hissine kapılıyoruz. Sanki karakterler ve objeler perdeden çıkıp üzerimize üzerimize geliyormuş gibi oluyor. 3DS’deki 3D olayında ise bu durum biraz farklı. Mesela Ryu ekrana doğru yumruğunu salladığında, yumruk ekrandan çıkıp size geliyormuş hissi yaratmıyor. Daha çok, sanki ekranın 20 cm gerisinden, ekrana bir yumruk sallıyormuş gibi hissediyorsunuz. Yani 3DS’te ki 3D derinliği ekrandan size doğru değil, ekranın arkasından ekrana doğru bir derinliğe sahip. Yine de işin içine gözlük falan girmediğini düşünürsek, Nintendo’nun iyi bir iş çıkardığını varsayabiliriz. Bir de belirtmeden geçemeyeceğim. Super Street Fighter 4 3D Edition’u oynarken, serinin diğer oyunlarında hep hareketli olan arka kısımdaki karakterlerin put gibi durduklarını farkettim. Bu da ister istemez cihazın 3D kalitesini sorgulamama neden oldu. Acaba diğer 3D oyunlarda da bu durum böyle olur mu? Zira eğer böyle olursa, 3D oyunların da pek bir esprisi kalmayacaktır. Bekleyip görelim.

Super Street Fighter 3D Edition 3DS'teki başarılı yapımlardan biri
3DS genel anlamda başarılı bir cihaz olsa bile, Nintendo’nun bu yeni oyuncağı için biçtiği fiyat oyuncuları biraz üzdü. Ülkemizde işin içine vergiler de girdiğinde 730 TL – 850 TL aralığında fiyarlardan satılan 3DS’in şimdilik pek bir ilgi göreceğini sanmıyorum. Tamam cihaz güzel, gözlüksüz 3D olayı, 3D fotoğraf çekebilme özelliği falan iyi. Ama tüm bunları topladığımızda 730 liraya değer mi? İşte bu kısım biraz göreceli. Eğer bir 3DS bir de oynayabilecek adam gibi bir oyun alacağım derseniz hemen hemen bir 900 lirayı gözden çıkarmanız gerekecek diyebilirim. Biz incelememizi yaptık, diyeceklerimizi dedik. Karar sizin.






gözü yorma problemi hakkında söyleyecek sözünüz yok mu?
Oyunlara giriş esnasında falan ekrana 30 dakikada bir 10 dakika gözlerinizi dinlendirin gibisinden bir yazı geliyor. Ama şöyle bir durum var, ben cihazla 1 saati geçik aralıksız oyun oynadım, her hangi bir göz yorulması veya baş ağrısı gibi bir durumla karşılaşmadım. O yüzden bu insandan insana değişen göreceli bir kavram diye düşünüyorum. Zira, 15 dakika oynayıp ” bu ne arkadaşım gözlerim şaşı oldu ” diyen arkadaşımda var. Bu cihazın genel değil, kişiden kişiye değişen bir handikapı düşüncesindeyim. İncelemede genel özellikleri baz aldığımdan o konuya bilinçli olarak değinmedim.