BioShock 2 İnceleme
“Mr. B… Mr. B… Big Sister Doesn’t Want You Play With Me…”
BioShock 2, silah ve plasmid geliştirme sisteminde de bir takım yenilikler barındırıyor. Artık her silahın üçüncü seviyesi farklı bir özellik sağlıyor. Aynı şekilde plasmid’leri de geliştirerek ilk oyundakinden daha ölümcül hale getirebiliyoruz. Karakterimize pasif özellikler veren (etrafımızı saran düşmana ateş hasarı verme, hızlı hareket edebilme, elektrik hasarını güçlendirme vs.) “gene tonic” sistemi de elden geçirilmiş. Yeni ve daha çok işe yarayan tonikler eklenmiş. Tabi bütün bunlara sahip olmak için yine little sister’lara işimiz düşüyor. Onları köleleşmiş Big Daddy’lerin elinden almalı ve sonra o dramatik kararı vermeliyiz: Onları bu zehirin etkisinden kurtarmak veya daha fazla ADAM elde edip daha fazla güçlenmek için onları öldürmek!
Açıkçası bu karar anları, BioShock 2 deneyiminin gerçek anlamda tavan yaptığı anlar oluyor. Zira artık little sister’ları canları pahasına korumak için yaratılmış bir Big Daddy’i yönetiyoruz ve vereceğimiz karar ahlaki bir değer taşıyor artık. BioShock 2, bize verdiğimiz kararın duygusal hissini yaşatma konusunda ilk oyundan daha başarılı.
Ancak bu noktada verdiğimiz kararla birlikte oynanış dinamiğinde can sıkıcı bir problemle karşı karşıya kalıyoruz. Lakin eğer ufaklığı kurtarma yolunu seçersek, onu sırtımıza alıp etrafta bize ADAM kazandıracak ceset aramaya başlıyoruz. Çok şükür ufak kız kardeşimiz bu bu konuda bize yardımcı oluyor. (R tuşuna basılı tutarsak) ADAM toplayacak vücudu bulduğumuzda little sister sırtımızdan iniyor ve şırıngasıyla bizim için ADAM toplamaya başlıyor. Tam bu anda yoğun bir Splicer saldırısı oluyor. Ufaklığı korumalı, Splicer’ların bu süreci engellemesine izin vermemeliyiz. Splicer’ları yeterince hızlı öldüremezsek ADAM toplama süreci daha da uzuyor ve daha fazla Splicer ortama dahil oluyor.
Buraya kadar olanlar kulağa çok güzel geliyor. Zira oldukça heyecanlı anlar da yaşıyoruz. Ancak asıl problem, little sister iki kez ADAM toplayıp yorulduktan sonra ortaya çıkıyor. Etrafta onu yuvasına götürecek tünel girişini ararken başka little sister’larla karşılaşabiliyoruz ve oyun deneyimi bir anda aynı bölgede kendini tekrar etmeye başlıyor. Hatta sırtımızda bir little sister, yerde ağlayan iki little sister ve yakınlarda ADAM toplayacak ceset olmadığında, BioShock 2’nin bize yaşattığı babalık hissi bir anda işkenceye dönüşüyor. (belki de baba olmak böyle bir şeydir.) Bu anlarda sinirlenip Little Sister’ları öldürmeyi seçmezsek, aynı ortamda dönüp dolaşıyoruz. İlk oyunda Jack ile dolaşmadığımız kadar.

Merak etmeyin little sister'ı öldüremiyorlar (?); ama çabuk davranmazsak ADAM toplama işlemi çok uzuyor.
BioShock 2’de öncekinden daha güçlü düşmanlarla karşı karşıya olmamız da oyunu oynanışını kurtarmaya yetmiyor maalesef.
Splicer’lar artık daha vahşi ve acımasız. Üstelik artık Sofia Lamb’ın yönetiminde daha organizeler; bir aile gibi. Little sister’ları Rapture’da gezinen diğer Big Daddy’lerin elinde almak için önce onlarla yüzleşmemiz gerektiğini de söylememe gerek yok sanırım. Tıpkı ilk oyundaki gibi. Bir de Bayan Lamb’ın ölümcül Big Sister ordusu var. Big Daddy’den çok daha çevik olan Big Sister’lar, Rapture’daki güç dengesinin koruyucusu ve ADAM üretiminin yeni bel kemiği. Rapture’daki en heyecanlı anları Big Sister’larla yaşıyoruz. (hemen yanlış anlamayın :p) Ne var ki; oynanış dinamiklerinin bize yeni bir tat sunmaması ve Rapture’ın artık tamamen tanıdığımız bir mekan olması yüzünden bu karşılaşmalar da herhangi bir FPS oyunundaki sıradan bir “boss” savaşlarına dönüyor.
Bütün bunları bir tarafa bırakıp oyunun temeline baktığımızda atmosferdeki bu düşüşün asıl nedenini görüyoruz. İlk oyunda dehşet içinde keşfettiğimiz Rapture’u artık tanıyoruz ve neyle karşılaşacağımız çok açık. Evet, Rapture’ın dudak uçuklatacak güzellikteki Art-deco mimarisi yerli yerinde duruyor. Hatta Ryan Amusements gibi Andrew Ryan’ın Rapture propagandasının en önemli mekanlarından birinde iki saat geçiriyoruz ve Rapture’ın kaderinin çizildiği Fontaine Futuristics ile beraber birçok değişik mekanı ziyaret ediyoruz. Hatta bazı bölümlerde şehrin dışına çıkıyor; Big Daddy kıyafetine rağmen okyanusun soğuğunu içimizde hissediyoruz. Yine de bölüm tasarımları vasatı aşamıyor ve çoğu yerde Irrational’ın ilk oyunda sunduğu tasarım öğeleriyle karşılaşıyoruz. Bu olumsuzluklar, yapımcı ekibin hikaye anlatımında bizi şaşırtmak için neredeyse hiçbir şey yapmamış oluşuyla da birleşince; BioShock 2, 10 saat içinde bitirebileceğimiz kötü bir devam oyununa dönüyor.








haftasonu bu güzelliği yapacağını biliyordum ve sabah kalktığımda ilk iş siteyi kontrol etmek oldu.oyunu oynamadan önce incelemeyi okumam gerekiyordu ve okudum da..ama biraz hayal kırıklığı yaşadım diyebilirim.oyun çıkmadan önce yayınlanan tüm videolar sağlam bir oyunun göstergesiydi sanki ama yazdıklarını okuyunca haklı olduğunu görüyorum sanki daha oyunu bile oynamadan..
sonuçta inceleme için tesekkür ederim ama surda bi hata var sanırım:
‘Bu anlarda sinirlenip Big Sister’ları öldürmeyi seçmezsek, aynı ortamda dönüp dolaşıyoruz. İlk oyunda Jack ile dolaşmadığımız kadar.’
Yorum için teşekkürler.
Dün yazarlarımızdan Oruç Dim’le de neredeyse bütün gece BioShock üzerine sohbet ettik ve uğradığımız hayal kırıklıklarını paylaştık.
İşin bir diğer düşündürücü yanını da burda paylaşmak isterim. Oyunun yüksek notlar aldığı birçok (yerli-yabancı) sitede, ilk oyundan 10 yıl sonra geçtiği vurgulanmış. Ancak oyun ilk oyundan 8 yıl sonrasını konu alıyor. Yoksa bütün bu insanlar oyunları dikkatli oynamadan mı incelediler? Gerçekten çok garip.
Bu arada uyarın için sağol. Hata düzeltildi
“bu insanlar oyunları dikkatli oynamadan mı incelediler?”
Dikkat mi? Pek iyimser bir yorum oldu
Keşke tek yaptıkları şey dikkatsizlik olsa…
tekrar okudum da, gercekten bu inceleme senin en iyilerinden olmuş, her ne kadar oyun hayal kırıklığı olsa da; inceleme son derece adil ve aydınlatıcı..
daha da iyilerine işalla (:
Gerçekten ben de daha farklı bir oyun bekliyordum. Bu ilk oyunun bıraktığı etkinin yarısını bile bırakmadı.
bioshock mükemmel bir oyun hikaye görsellik olarak 10 numara
bioshock 2 süper oyun ama konusu biraz karmaşık ama zamanla anlaşılıyor