Assassin’s Creed: Bloodlines
Assassin’s Creed 2’nin Playstation 3 ve Xbox 360’larımızı dolduruğu şu günlerde ilk oyunun devamını anlatan PSP iterasyonu Assassin’s Creed: Bloodlines’da raflarda yerini aldı. Peki ikinci oyunun seriye getirdiği yenilikleri pek takmadan nispeten zayıf olan ilk oyunun izinden giden bir yapım başarılı olabilir mi? Bu sorunun yanıtını az çok tahmin ediyor olmalısınız.
Assassin is Discreet… NOT
Aslında size açık bir şey söyleyeyim: Bu oyun popüler medya kaynaklarının verdiği o düşük notları hak etmiyor. Tamam, mükemmel değil elbette ancak 65’den düşük not alacak bir oyun da değil AC:B. İlk önce oyunun grafikleri PSP için devrimsel. PS2’nin orta şekerli zamanlarına benzeyen grafikler gerçekten platform göz önüne alınınca inanılmaz geliyor gözünüze. Oyunun görselliği beni tam anlamıyla büyüledi diyebilirim.
Gelelim PSP’nin baş belasına, kontrollere. Şunu söyleyebilirim ki PSP’deki AC’nin diğer platformlardaki AC’lerden kontrol bağlamında hiçbir farkı yok neredeyse. High Profile ile Low Profile arasındaki geçiş PS3’te olduğu gibi R tuşuna basılı tutarak yapılıyor, diğer tuşlarda PS3’tekiyle birebir aynı tepkileri veriyorlar. Dualshock’ta kamerayı kontrol eden sağ analog PSP’de bulunmadığı için kamerayı L’ye basılı tutup yüz tuşlarına (X, üçgen, yuvarlak, kare) basarak kontrol ediyoruz. Aynı zamanda L’ye bir kere basarsak kamera direk Altair’in arkasına geliyor.
Altair Bir Kuştur
Oyunun hikayesi Altair’in ilk oyunda canını kurtardığı kadın Templar olan Maria’yı da yanına alarak Armand Bouchart ve geri kalan diğer Templar’ları teker teker Kıbrıs’ta öldürmesini konu alıyor. Oyunun büyük çoğunluğu Kıbrıs’ın üç-dört bölgesinde geçiyor, yani oyun tek bir şehir de geçiyor ve şehir üç – dört parçaya ayrılmış durumda. Dolayısıyla daha küçük bir alanda geçiyor elimizdeki oyun ve Assassin’s Creed hissiyatını vermeyi geniş alanlar anlamında pek beceremiyor.
Tabi ki bu oyunun veya yapımcıların suçu değil, direk sistemin kendisinin bir handikapı. Ben PSP’de yapılabilecek en iyi AC’nin yapıldığını, hatta sınırların zorlandığını düşünüyorum, tek sorun şu ki PSP bir AC oyununa uygun bir platform değil.
Asasın, Kesesin
Eğer ilk oyunun hikayesinin geri kalanını merak ediyorsanız ve bir de PSP’ye sahipseniz bu oyunu oynayabilir, hem de çok eğlenebilirsiniz. Ancak oyunun yaklaşık beş saat sürdüğünü ve hiçbir tekrar oynanabilirliği bulunmadığını belirteyim. En nihayetinde DS’teki ilk AC oyunun aksine konsoldaki deneyime en çok yaklaşabilen AC oyunu bu. Ha oynamasanız da pek bir şey kaybetmezsiniz zira oyunun hikayesi de pek güçlü değil ve ne olduğunu anlayamadan bitiveriyor. Ancak genel deneyimin belli bir ölçüde tatmin edici olduğunu söyleyebilirim.
Son bir kez Altair olmak isteyenler için tasarlanmış bir oyun bu, Altair’e veda oyunu aslında. Benim notum 65 ancak serinin hayranıysanız o not 75’e kadar çıkabilir sizin için…










assassins creed 1 benziyor bu
zaten yazıda ilk oyunla alakalı demiş benzemesi normal
Küfürler için ziyaretçilerimizden özür diliyoruz. Bugüne kadar sitede küfür olmadığı için yorum silmiyorduk. Oyun Editörleri olarak böyle bir yetki de talep etmedik ama zamanı gelmiş sanırım.
Bu küfür edenlerin nereden geldiğini iyi biliyoruz, hepsinin IP ve HDD numaraları tespit edilmiştir.
psp oyunlarında en iyi grafiğe sahip oyun su an oynuyorum ama the witch diye bir bölümde takıldım.