Apple’ın tarih dersi: iPhone ve AppleTV
Apple’ın yöneticisi Steve Jobs’ın ortalama iddialara sahip olduğu görülmemiştir, bu yüzden Macworld Expo açılışında yaptığı konuşmanın giriş cümlesi olan “Bugün tarih yazacağız” bizi çok şaşırtmadı. Apple yeni bir lider ürüne sahip olabilir: Bu eskiden iTV olarak adlandırılan AppleTV değil, Rokr iTunes telefonu tarihe gömebilecek etkileyici bir cep telefonu.
Apple, son birkaç haftadır internette duyduğumuz dedikoduları yayıyordu ve ilginç bir şekilde firma, duyurulması beklenen standart ürünlerinin dışında her hangi bir beklenti oluşturmamıştı. Ancak Apple, oturma odalarındaki ortam merkezi (media center) TV yaklaşımı olan iTV’yi basit bir sunumla geçiştirerek günün asıl önemli olayına geldi.
iTV, artık AppleTV olarak adlandırılıyor, iTunes’a doğrudan bağlanabiliyor ve beş farklı Mac veya PC’den içeriği doğrudan çalabiliyor. Bu ürünün özellikleri arasında küçük bulduğumuz 40 GB sabit disk ve 802.11 b/g/n kablosuz ağ bağlantısı bulunuyor. Video içeriği 720p kalitesinde gösterilebiliyor bu da küçük sabit diskiyle kullanıcıların depolama alanı sıkıntı yaşaması anlamına geliyor. Ancak AppleTV’nin fiyatı da buna bağlı olarak 300$ civarına düşüyor.
Peki, büyük haber ne? Günün büyük haberi iPhone.
Eğer “sadece” bir telefon olduğunu görüp hayal kırıklığına kapıldıysanız Apple için “tarih yazmak” olan şey sizin için farklı bir anlama gelebileceğini hatırlayın. Geçtiğimiz on yıl içinde sık sık gördüğümüz gelenek yeni iPhone ile devam ediyor: Tamamen yeni bir aygıta yatırım yapmak yerine şirket zaten var olan bir ürünü alarak onu pazarın daha çok seveceği bir şekle sokuyor. Örneğin, 2000 yılındaki yeniden yazılabilir optik disklerin 2001 yılında iPod MP3 çalıcısı olarak karşımıza çıkması.

iPhone zaten 1+ milyar cep telefonluk bir pazara giriyor fakat Apple ilk kez, iPod’un işlevselliğini bir cep telefonuyla birleştiriyor ve buna bir de internet erişimini ekliyor. En azından ilk bakışta ve sahnede yapılan tanıtımda iPhone, son derece rekabetçi cep telefonu pazarında özel ve kendine özgü yetenekler sunuyor gibi görünüyor.
Ürün standart cep telefonunuzdan çok az daha geniş ama aygıtın ön yüzünün büyük kısmını kaplayan 3.5” dokunmatik bir ekranla geliyor. 11.6 mm kalınlıkla pazardaki en ince telefon olduğu da söylenemez ancak hantal olmaktan da uzak. Standart donanımlar arasında 4 GB veya 8 GB flaş bellek, Bluetooth ve Wi-Fi bağlantısı, bir internet tarayıcısı ve Yahoo destekli bir e-posta istemcisi göze çarpıyor. Diğer yazılım şirketlerinin ürünlerine güvenmek yerine Apple, iPhone’un işletim sistemi olarak Mac OS X kullanmayı tercih etmiş.
Telefonun fiyatı 4 GB sürüm için 500 $ ve 8 GB sürüm için 600$ olarak belirlenmiş (tabii ki bu fiyatlar yurt dışı için geçerli). Pazara çıkışının ise Amerika için bu yılın Haziran ayında gerçekleşeceği söyleniyor.

Telefon tamamen 160 dpi çözünürlüğe sahip dokunmatik ekran aracılığıyla kullanılıyor. iPod açısından bakıldığında yeni ürün aynı MP3 oynatıcısında olduğu gibi ses ve video çalabiliyor ancak kullanıcı telefonu yatay pozisyona getirdiği anda kendiliğinden ekran görüntüsü yatay olarak ayarlanıyor. İnternet bağlantısı Wi-Fi veya EDGE ile sağlanıyor ve internette gezinti, iMap veya POP3 destekli e-posta hizmetlerinden yararlanma gibi özellikler destekleniyor. Yahoo Mail tarafından iPhone kullanıcılarına bedava e-posta gönderim imkânı sağlanması da bir başka kendine özgü özellik olarak karşımıza çıkıyor. İnternet tarayıcısı da birden fazla pencereyi aynı anda açma ve etkin olmayan pencereleri küçültme gibi bazı farklı özelliklere sahip. Steve Jobs’a göre “internet ilk kez gerçek anlamda cebinize giriyor”.

Jobs’ın söylediğine göre firma ilk on iki ay içerisinde cep telefonu pazarında %1 pazar payına ulaşmayı hedefliyor. Cep telefonu pazarının çoktan 1 milyar cep telefonu sayısını geçtiğini düşünürseniz Apple için ileride milyar dolarlık kârların söz konusu olabileceğini söylemek hayal olmaz. Ancak Apple’ın pazara son derece yüksek bir seviyeden girdiğini ve satışların büyük çoğunluğunun 100 $ altı pazarda olduğunu da gözden kaçırmamamız gerekiyor. Bu açıdan %1 gerçekten hırslı bir hedef.
iPhone hakkında şaşırtıcı olan şeylerden birisi de ismi. Geçtiğimiz ay Linksys Wi-Fi iPhone’u tanıtmıştı ve firmanın “iPhone” isim haklarına 1999’dan beri sahip olduğunu belirtmişti.
Bugün yaşadığımız tarihi bir olay mı? Belki. Görünüşe göre Apple buna inanıyor. Firmanın isminin özellikle “Apple Computers” değil de sadece “Apple” olarak belirtilmesi de bunu doğruluyor.
Daha fazla resim için tıklayın.




